Monday, February 27, 2006

dostlar arasında nasıl gülünür, nasıl ağlanmaz

güzel bir geceydi yine... önce işyerinden bir arkadaşımla sinemaya gittik. the name of the film was "RIZE". not the city of course:) it was about "krumping" (yani clown dancing) and why especially the youth in LA liked this dance. well, honestly i do not think it's a dance. it's more like a bunch of young rebels making weird gestures to show their fear, anger, love, etc. anyway, it was an interesting documentary. önce gencecik bir insanın içinde nasıl bu kadar çok öfke, bu kadar çok umutsuzluk olabildiğine şaşırıyor insan ama izledikçe hak veriyorsunuz. bambaşka bir dünya. herkesin dünyası başka...

sonra yemek yedik ve bizim tayfayla buluşmaya gittik. a couple of beers and lots of laughter...

invisible warmth transferred from person to person...
knowing that they are there and that they will be...
the core, the newcomers, the temporaries... it's all nice.

bütün kahkahalara, keyifli tartışmalara, eğlenceye rağmen, "ah bu aksam yine efkarımdan öldüm". ama dostlar arasında gülünüyor. herşeye rağmen gülünüyor. ne güzel...

"Limanlar, hasar görmüş ya da yorulmuş gemiler için vardır. Gemiler gezer, dolaşır. Liman aynı yerde kalır. Ve senin sandığından çok daha büyük dalgaları göğüsler. Çünkü henüz küçücük bir iskeleyken bile, hep bir liman olmak ister. Kendini dev gemilere hazırlar. Ve ona yaklaşan ilk sandalla başlar liman olma öyküsü."

0 Comments:

Post a Comment

<< Home