Monday, April 03, 2006

anneyle sanal sohbet

Korkuyorum anne. Hayattan ölesiye korkuyorum ama bir o kadar da seviyorum onu. Bu nasıl bir aşk anlamıyorum. Yatağa yattığım zaman önce nasıl bir hayat arsızı olduğumu düşünüyorum ve mutlu oluyorum. Hep daha fazlasını almak istiyorum ondan. Bonkör olsun istiyorum, naz yapmasın bana istiyorum. Yanıma yaklaşsın, uzaktan bakmasın. Sonra aklıma ne kadar nankör olabileceği geliyor. Hayat kime tüm istediklerini verdi ki bana versin anne? Benim ne ayrıcalığım olabilir ki diğer insanlardan? Ya beni yarı yolda bırakırsa? Ya günün birinde “Sen beni çok fazla istiyorsun, ben bu kadar baskıya gelemem, elinde ne varsa onunla yetin” derse?

3 Comments:

Blogger ertantra said...

Hayat bu, der mi der... Bana çok dedi, artık alıştım.....Hazırlıklı olmak ama istemekten de vaz geçmemek gerek...

Hatta bir kaç keresinde tekme tokat:)))))

Şimdilerde duydum ki biber ve sinir gazı da kullanır olmuş:)))

Onu tanıyanlarsa, yalnızca isteyenleri dikkate aldığını, isteklerin gücü kadar, kaynağına da baktığını bilirler...

9:21 AM  
Blogger JoA said...

allah allah, ben bu hayatı birilerine benzeticem ama kime acaba:)))))

9:36 AM  
Blogger Zen Kaçığı said...

Aklın doruklarından baktığımızda, hayat uğursuz bir hastalığa, Dünya ise tımarhaneye benzer....

Goethe........

Hayatla ilgili bunalımlarım olduğu bir gün, bu sözü telefon mesajı olarak, Ertan'a yollamıştım, oda bana şöyle bir cevap yollamıştı...

Hayat bir hastahanedir, kimi pencere önünde iyileşeceğini sanır, kimi soba başında.
Banaysa hep olmadığım yer iyiymiş gibi gelir...

Hay ağzına sağlık Ertan, bunu, goethe'den daha çok tuttum..

Joa, bu kadar çok, bu kadar güzel, yazarsan sana yorum yetiştirmekte zorlanacağız galiba, yavaş yaw. Saka tabi..

Sevgiler.....

8:07 PM  

Post a Comment

<< Home