Tuesday, April 11, 2006

mendil alın! kimsem yok...

üsküdar'da, vapur iskelesinin yanında 60 yaşlarında bir kadın her sabah işe gitme telaşındaki insanlara böyle sesleniyor.

mendil al oğlum! kimsem yok
mendil al kızım! kimsem yok
mendil alın! kimsem yok..............

ilk duyduğumda olduğum yerde kalakalmıştım. kadının ses tonu, istediği şey ile isteme gerekçesini bu şekilde yan yana getirişi fena çarpmıştı beni. acımış mıydım? belki de. kendisine acınmasını ister miydi? kim bilir? "kimsem yok" sözünün amacı acındırmak olabileceği gibi, basit bir durum tespiti de olabilirdi. çok mu safım? eh, ona da belki de diyeceğim. ama zordur bence böyle söylemek. yalan olsa bile zordur. "kimsem yok"

ama teyzem maasallah cayır cayır söylüyor. günlük hasılatı ne kadar bilmiyorum ama dürüst olayım, ben bir kez bile mendil almadım o teyzeden. nedenini anlamıyorum, elim gitmiyor.

ama beşiktaş iskelesinde "2 paket selpak 50 kuruş, alın yavrum, lazım olur" diyen amcadan mendil aldım. kimsesi yok muydu? bilmiyorum.

yine de kulaklarımdan o kadının sesi gitmiyor: mendil alın! kimsem yok........

yalan ya da doğru. bu itiraf karşısında şapka çıkarıyorum.

ha bu arada erkan, orhan veli kutlamasına gidemediğim için çay-simit olayına giremedim. fakat sözüm söz, kesin yapacağım. oğlumu bol bol öptüm ama:)

7 Comments:

Blogger isigin savascisi said...

selam,
60 yasina gelmis birinin yalan soylemesi biraz zor durum gibi geliyor bana .o teyzenin yuzunu gormek isterdim .Oscar Wilde'in bir sozu geldi aklima;onlarin yerinde olmaktan korktugumuz icin dilencilere para veririz.ama goruluyorki senin oyle bir korkun yok.bende buna sapka cikariyorum.cunku bazi dilenciler cesitli yollarla insanlarin vicdanlariyla oynuyorlar.bu durum insani hakikaten rahatsiz ediyor.birde kurunun yaninda yas yanmamali.

11:05 PM  
Blogger JoA said...

merhaba,

guzel yorumun icin tesekkurler:) kaygi ile korku arasinda cok fark var elbette. kaygilarim var, mevcut korkularim ise boyle seyler icin degil, haklisin. cok daha buyukleri varken, bunlarla ugrasamam.

ama bir de soyle bir dusuncem var (bu teyzeden bagimsiz olarak): insan her yasta yalan soyleyebilen bir mahluk.

11:12 PM  
Blogger ertantra said...

"yalanı geçekle ustaca karıştırırsan eğer; kimse yalanından şüphe etmez!!!!!!! Çünkü gerçek hekesin canını acıtır:)))"

8:57 PM  
Blogger Zen Kaçığı said...

Yaaa, simit olayı iyi olmamış.
Üstelikte Orhan Veli olayında.
Ama oğlunu benden öpmene sevindim, inşallah gelince bir simit ısmarlarsın:)) garantiye alayım da.
Bu arada oğlunu 23 nisan cocuk bayranınıda kutlarım şimdiden, ona bir pamuk helva al eğer severse tabi...

Haa Haritalar yazın çok güzeldi, daha farklı bir şey yazmak isterdim ama o şiiri yazmayı daha çok istedim.....

Mendil olayı da, boşver ya hep mendilimde gül oya olmaz ya dimi, burnumuzu daha farklı dertlerde akıtmalıyız diye düşünüyorum...

yine de harkese daha güzel bir yaşam dilemekten fazla bir şey gelmiyor elimden.......

sevgilerimle.........

8:18 PM  
Blogger JoA said...

ya iyi olmadı ama gidemedim işte. neyse, orhan veli biliyor zaten onu sevdiğimi. buradan da selam yollayabilirim ona. ve sonra bir gün yolum beykoz'a düşer elbet. o zaman yine selamlaşırız.

simit ısmarlarım tabii. yalnız şu durumda kazık yemiş oluyorsun çünkü arzu'ya şarap, ertan'a da yemek sözüm var. bilemiyorum artık, tren kaçtı:))

kutlama için de şiir için de teşekkürler. hala cimcimenin fotoğrafını bekliyorum. sen de onu öp benim için.

10:36 PM  
Blogger RA said...

Ohh öpen öpene...kızlar, oğullar ne güzel...öpün öpün benim içinde... iyi ki deniz var ... yoksa sizin yüzünüzden tez mez bırakıp doğurucam bir tane :-)

Bu arada selpakçı teyzeyi hatırlamamakla, beraber bu gün "alın lazım olur" amca oradaydı...

3:12 PM  
Blogger Zen Kaçığı said...

Yaw ben simide razıyım, gözüm yükseklerde değil:))
Tabi Orhan Veli onu çok sevdiğimizi biliyor......
Arzucum sende beni öp, ben seni hep öperim, şimdi doğurmaya ne gerek var:))
Bu arada kızımı öptüm hepinizden, oda sizi öpüyor.....

Geeeelll yaaazzz geeeeeeelllllllll........

7:02 PM  

Post a Comment

<< Home