öteki
bir süredir "ötekilik" konusu kafama takılıyordu. geçenlerde R. ile sohbet ederken şöyle bir değip geçtik konuya, yazayım dedim. hepimiz hayatımızın bir ya da birkaç döneminde "öteki" oluyoruz aslında. öteki çocuk, öteki öğrenci, öteki sevgili, hatta öteki anne/baba. we all become "the other one" in some phases of our lives. what makes us "the other" is the fact that we compare ourselves and our positions to others. neye/kime göre öteki? bunu biz belirliyoruz aslında. kendimizi kişilerle, konumlarla kıyasladığımızda hep bu "ötekilik" durumu çıkıyor. perhaps what we should do is to stop comparing and to look at things from our own perspective. kıyaslama yapmadığımız zaman "öteki" değiliz. kapladığımız alan, yaptığımız işler, sosyal konumlarımız, ailemiz, aşklarımız hep "bize göre" olursa, "ötekilik" kalmayabilir mi? bana mantıklı geliyor doğrusu. ama bunu yapabilmesi için insanın kendi değerlerini de yaratabilmiş olması gerekiyor. sağlam zemine oturmayan böyle bir "ötekilik" anlayışı, temelsiz bir kaçıştan ibaret olmaya aday çünkü.

3 Comments:
ötekisin sen denirse sırıtalım o zaman! :-)))
zemin etüdünü yaptıysan, evet, aynen öyle:)
yapmadıysan zor zenaat öteki olmak
The world is as it is through our own eyes... from this we begin...
all 'others' are as mirrors reflecting our own ripples...
Post a Comment
<< Home