Saturday, May 06, 2006

buradayım, benim, benimleyim

bunaldım, yoruldum, kendime izin alma izni verdim. bugün çalışıyorum ama yarın çalışmayacağım, öbür gün de ve öbür gün de... şimdi bunu bilmek çok güzel geliyor.

hiçbir intikamın peşinde değilim. intikam almamı gerektiren bir durum yok. bu yüzden "en güzel intikam iyi yaşamaktır" demedim hiç. her şey olması gerektiği gibi oldu ve olacak. aklımın ermediği sularda yüzmeyeceğim ben çünkü işim bu değil. anlamaya çalışıyorum. sadece "bilmek" ve "olmak" için. gücümün sınırını bilerek, bana verileni kullanarak.

what i have is right here before my eyes. then why do i try to look further? i cannot build the future nor can i foresee what is to happen. this evil idea of past and future prevents us from thinking about where we are now. where do i stand? who cares if this wasn't what i had planned? and what's the use? i am here with arms wide open to the "now". what i have brought from the past so far was nothing but a useless burden. "now" will soon become "yesterday" and i do not want to be standing in the middle of yesterdays.

emirgan beni bekliyor. ne zamandır çağırıyordu, bir türlü gidemedim. sonra tahtakale, beyoğlu, tünel, mısır çarşısı, belki beylerbeyi, sultanahmet, cankurtaran. hepsini 3 güne sığdıramaz mıyım? belki de... olsun. "şimdi" aşkına şimdi.

ve acizliğimin/gücümün bir göstergesi olarak paylaşayım:

if it be your will
that i speak no more
and my voice be still
as it was before
i will speak no more
i shall abide until
i am spoken for
if it be your will

if it be your will
that a voice be true
from this broken hill
i will sing to you
from this broken hill
all your praises they shall ring
if it be your will
to let me sing

if it be your will
if there is a choice
let the rivers fill
let the hills rejoice
let your mercy spill
on all these burning hearts in hell
if it be your will
to make us well

and draw us near
and bind us tight
all your children here
in their rags of light
in our rags of light
all dressed to kill
and end this night
if it be your will

LC

hi, this is ayse/merhaba, ben ayşe. You can call me JoA, matruska, thyself thy foe, pascha or whatever/JoA da diyebilirsiniz tabii ki. matruska da, thyself thy foe da, pascha da. ve benim unuttuklarım varsa, herhangi biri olabilir. hi, this is ayse/merhaba, ben ayşe. nobody's mother, child, sister, friend, teacher, boss, employee, lover, ex-lover or ex-wife/hiç kimsenin annesi, çocuğu, kardeşi, dostu, öğretmeni, patronu, işçisi, sevgilisi, eski sevgilisi ya da eski karısı olmayan ayşe. i'm here/buradayım. not to make myself heard, simply to hear my own voice/kendimi size duyurmak için değil, kendi sesimi duymak için buradayım. in this land of mirrors, i'm here to listen and re-listen to myself in my own words and in reflections/bu ayna misali yerde, dönüp dolaşıp kendimi kendimden ve yansımalardan dinlemek için. my lips are sealed, i'm only listening to my inner self/dudaklarımı ameliyat ipliğiyle diktim, kendimi dinliyorum. there must be some nice music inside, the intro sounds fine/güzel bir müzik olmalı, introsu iyi gibi...

sağlıcakla...

3 Comments:

Blogger isigin savascisi said...

slm...
doganin icinde dogayla kucak kucaga yasayan bir adami bir gun buyuk bir sehire goturmusler, gezdirmisler. teknolojinin ve sanayilesmenin ne demek oldugunu bilmeyen o adama izlenimini sormuslar. o da anlatmis; caddelerde gordugu herkezin yere baktigini soylemis,"gokyuzunu gormuyorlar" demis esefle.
gunun guzel gecsin.

9:29 PM  
Blogger Zen Kaçığı said...

Uyanıp aldanıştan kendime geldiğimde, ve gürültüsü kalabalığın ürkütüp öteye kaçırdığında benim çağrısız konuk hayalimi, ah, nasıl bozmak istiyorum onların şenliğini, ve küstahça fırlatmak yüzlerine, acıya ve öfkeye bulanmış demirden bir şiiri....

M.Y.Lermontov...

çok mu abarttım acaba, neyse bu konuyu tekrar şarap içip konuşuruz belki, kendine iyi bak, selamlar..

11:14 PM  
Blogger JoA said...

ben şimdi çok sakinim. böyle isteklerim yok. ama hiç olmadı mı? çoook! senin blog'da su dedik ya hani, su akıyor...

konuşuruz elbette, bayıla bayıla hem de:)

7:57 AM  

Post a Comment

<< Home